Hamam Kültürümüz

Hamam Kültürümüz

Hamam Kültürümüz

Fizyoterapi, hidroterapi ve hidroklimatoloji mesleki alanım olduğu için mesleki uygulamalarımızda en çok sevdiğim alan hamam, ılıca, termal kaynaklar, mineralli çamur banyoları ve termal havuzlardır. Klasik fizik tedavi salonları yerine her daim hidroklimatoloji ve hidroterapiyi sevmişimdir. Kaplıca Ilıca, termal sular, mineralli çamurlar, hamam uygulamalarının tamamını kapsayan hidroterapi ve hidroklimatoloji insanlık tarihi boyunca her daim kullanılarak ve değerini koruyarak günümüze gelen kadim terapatik uygulamaların en tepesindedir.

Kaplıca, ılıca, termal sular, mineralli çamurlar, hamam uygulamalarının tamamını kapsayan hidroterapi ve hidroklimatoloji insanlık tarihi boyunca her daim kullanılarak ve değerini koruyarak günümüze gelen kadim terapatik uygulamaların en tepesindedir.

Ama maalesef ülkemizde termal kültürü turizmin içerisine alınmaya başladığından beri yok edildi. Toplum yüzyıllardır rutin olarak yaptığı hamam kürlerini dahi unuttu. Unutturuldu! Bunu unutmayan ve devam etmek isteyen vatandaşa da en basitinden bir hamama gitmek istediğinde yabancı turistlere verilen ücret fiyatları sunulunca mecburen gidemiyor. Bu konuda sağlık bakanlığı Turizm Bakanlığı, gerekirse Kültür Bakanlığı bir çalışma yaparak en azından eski Türk hamam kültürünü her semtte ve mahallede tekrar hayata geçirmeli. Çünkü biliyoruz ki bizler birer tıpçı olarak hamamlar ve terleme hadiseleri vücuttaki zehirlerin toksinlerin dışarı atılması için en güzel ve en sağlıklı yolakların açık kalmasını, dünyanın birçok yerinde meşhur detoks kamplarına çok yüksek ücretler ödemek yerine en sağlıklı ve en kolay ve en güzel sonuç veren detoks yönteminin hamam olduğunu söylediğimde; birçoğunuzun şaşırarak "hadi be canım sen de" dediğinizi duyar gibiyim...

En sağlıklı detoks uygulaması olan terleme yolu-yolağı ile vücuttan dışarıya toksinler ve zararlı metabolit atıklar atılabilir. Bunun için de çok ağır spor yapmaya veya spor merkezinde çok ağır kardiyo yapmaya benzeri yüksek eforlu egzersizler filan yapmaya da hiç de ihtiyaç yoktur aksine onların vücutta oluşturduğu yüksek stresin getireceği çok daha büyük riskleri de unutmamak gerekir.

Günümüz beslenmesi ve yaşam tarzında her geçen gün zehirleniyoruz. Toksinlerimiz birikerek oksidan yükümüz artıyor. Maalesef hepimiz için doktorlarımız da dahil olmak üzere geçerli bir durum da şudur artık. Vücudumuzun oksitlenmesi için şeker hastası olmamıza, metabolik sendrom hastası olmamıza veya kronik hastalığa yakalanmamıza gerek yok. Günümüzün yaşantısı ve beslenme tarzı hepimizde oksitlenme yapıyor. Normalde oksitlenme yaş alma ile ve beslenme ile birlikte olan doğal bir süreçtir. Ancak mükemmel yaratılmış beden sarayımızın içinde bulunan karaciğer ve benzer temizleyici sistemleri de oksitlenme sonucu oluşan oksidan yükünü arındırıcı mekanizmaları devreye her daim koymaktadır. Yani vücutta bir taraftan kirlenme varken bir taraftan da temizlenme her zaman olmaktadır. O yüzden biz hastalarımıza beslenme ve yaşam tarzı için "bedenini temizleyebileceğin kadar kirlet" diyoruz. Ama günümüzde bu kirlenmeyi-oksitlenme yükünü­ bünyemiz temizleyemiyor maalesef. Bazı gıdalar sağlık için zararlıdır onun zararını düşünerek ölçülü tüketmek ve daha da azaltarak beslenme programı düzenlemek gerekir. Çünkü bunların bünyeye girmesi sonuçunda vücutta bir çöplük oluşur. Bu çöplüğün bir kısmını bünyeden uzaklaştırılabilirken bazıları maalesef uzaklaştıramayıp ömür boyu bünyede kalabilir. Bu da ya dolaşımda ya da yağ dokusu içerisinde tutulabilir. Burada en tehlikeli olanı dolaşımda bulunan zehirli maddelerdir ve bunların da en kısa ve en kolay yoldan yolaktan vücut dışına atılması gerekir ki kronik enflamasyon süreçleri oluşmasın yaşam tarzı ve beslenme düzenlemesini yapmadığımızda mükemmel olarak yaratılmış olan beden sarayımız maalesef çöp sarayına dönüşmekte ve çok çok erken yaşlardan itibaren kronik enflamasyon süreçlerinin başlaması ile birlikte hızlı yaşlanma ve hastalanma ve hatta ani ölümlere bile neden olmaktadır. Modern hayatın getirdiği yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıkları vücudumuzu içten içe yıkıyor. Eğer alerjik bir altyapı veya genetik bir takım riskler de var ise temelde çok genç yaşlarda ani ölümler çok kötü hastalıklar çok sık karşımıza çıkıyor ve bunları görüyoruz zaten İşte bunların tamamı aslında bu sürecin bir sonucu.

Sağlıklı beslenme, sağlıklı yaşam tarzı, sağlıklı büyümeye ve sağlıklı yaşlanma, sağlıklı yaş alma süreçlerini etkileyen epigenetik ve nutrigenetik olumlu olumsuz birçok faktörler yukarıdan da anlaşılabileceği gibi vardır. Tıbbi ve yaşamsal düzenlemelerin birçoğunun bir arada ve sistemik olarak uygulanması ile netice alınır elbet. Ancak bizim buradaki
kastımız deri ve deri yoluyla terleme ile atılan toksinlerin vücuttaki etkilerini ele aldığımız için özellikle bunu sağlayan hamam ve hamam kültürlerini de dikkate çekmek istedim.

Özellikle köylerde veya kırsallarda yaşayanlar daha iyi bilirler çok yakın bir zamana kadar haftanın belirli günleri banyo günleri olurdu ve banyo yapılacağı günler nenelerimiz özellikle banyo yapılacak odayı çok iyi ısıtırlardı. Öyle ısıtırlardı ki neredeyse içerisini bir hamam odası haline getirirlerdi ve orada banyo yapılırdı, keselenirdi. O sıcak ortam ile terleme hedeflenir böylece derinin gözeneklerin açılması sağlanırsa. Bu şekilde ter yolaklarının açılması ile yapılan banyodan da çok büyük bir şifa sağlanmaktaydı.

Oysa günümüzde neredeyse her gün sözde banyo(!) yapıyoruz ama aslında yaptığımız Avrupa tarzında duş almaktır. Bunun da sağlığa maalesef hiçbir katkısı yoktur.
Osmanlı hekimliğine baktığımızda dahi hamam ve banyonun ne şekilde ve nasıl yapılırsa istenilen amaca ulaşılacağı ve sonunda gerekli sıhhatın sağlanacağını belirtilmiş. Bu yüzden hamam yapan, banyo yapan kişiye "şifalar olsun" "sıhhatler olsun" denilmektedir. Çünkü ideal olarak yapılan bir banyonun, hamamın çok büyük bir sıhhat verdiği gayet iyi bilinmekteydi.

18.02.2022

Uzm. Fzt. Hakan Özdemir www.marassaglik.com

Migren

8.04.2022 11:03:43

Akupunktur ile Migren Tedavisi konulu videolarımıza göz atın

Devamı

Nöropatik ağrılar ve akupunktur tedavisi

2.04.2022 17:55:21

Nöropatik rahatsızlıklarda bilinen tedavilere ilaveten kaplıca tedavisi gibi, akupunktur gibi diğer birçok tedavi yöntemlerinden de faydalanılmalıdır.

Devamı

Hamilelik döneminde beslenme

2.04.2022 17:46:13

Gebelik döneminde anne, kendi enerji ve besin öğeleri gereksinmelerini karşılamak için, vücudundaki depolarını dengede tutmak için, anne karnındaki bebeğin sağlıklı büyüme ve gelişmesini sağlamak için, emzirmeye hazırlık için salgılanacak sütün içeriğini karşılamak için yeterli ve dengeli beslenmek zorundadır.

Devamı

DNA'nın yenilenme şansı vardır ve DNA tamir olabilir

20.03.2022 18:40:50

Sağlığın devamı ve korunmasında kişi-gıda-beslenme üçlüsünden oluşan ilişki bütün tıp öğretilerinin temelini oluşturmaktadır.

Devamı

Beslenme Felsefesi

20.03.2022 18:33:50

Beslenme, bedenin ihtiyaç duyduğu besin maddelerini yeterli miktarlarda ve doğru zamanda sağlığını korumak ve yaşam kalitesini iyileştirmek için bilinçli olarak yapılması gereken bir eylemdir.

Devamı

Bilgi ve randevu için bu formu doldurup gönderiniz. Uzmanlarımız size dönüş yapacaklardır.

...

İletişim Formu

BENİ ORAYA GÖTÜR B.Çamlıca / İstanbul

ARAYIN
WhatsApp