Kabızlık ve tedavisi hakkında merak edilenler

Kabızlık ve tedavisi hakkında merak edilenler

Kabızlık ve tedavisi hakkında merak edilenler

Değerli okuyucularımız, halk arasında kabızlığı "peklik" olarak nitelendirenler de var. İsmi ne olursa olsun büyük aptesini yeterli sıklıkta ve miktarda yapamama haline kabızlık deniliyor. Bilirsiniz böyle durumlarda karında şişkinlik ve ağrı duygusu oluşur. Ama tuvalete çıkamayınca bu durum ıstırap halini alır. Eğer kabızlık hiç beklenmedik bir anda olmuş ve uygun bir tedavi sonrası tamamen geçmişse sorun yoktur. Ama kronik halde sürekli kabızlık yaşanıyorsa bu hiç de hafife alınacak bir durum değildir. Tıbbi açıdan kabızlığı tanımlamak da aslında zordur. Tıpta da kabızlık bir hastalık ismi değil, vücudun semptom denilen bir şikayetidir. Dâhiliye uzmanlarınca kabızlık, fonksiyonel şikâyetler başlığı altında ele alınır. Sindirim sistemi rahatsızlıkları arasında en sık doktora başvuru nedenidir. Kadınlarda üç kat daha sık görülür.

Hangi durumlarda kabızlıktan söz edilebilir?

Bazı insanlar her gün çıkamayınca kabız olduğunu düşünüyor. Hâlbuki bu yanlıştır. Bağırsak alışkanlıkları kişiden kişiye değişir; günde üç defadan haftada üç defaya kadar çıkmak normal kabul edilir. Ayrıca dışkılama sayısı tek başına kabızlık için yeterli değildir. Kabızlık; sert kıvamda, güçlükle dışkılamak olarak da algılanabilir. Kabızlığı tanımlamakta bu belirsizlik nedeniyle bazı kriterler önerilmiştir. Buna göre kabızlık aşağıdaki durumlardan herhangi ikisinin, en az üç ay boyunca devam etmesi demektir.

  • Sert kıvamda dışkı,
  • Dışkılama sırasında ıkınmak,
  • Dışkılama sonrası yeterince boşalmamışlık hissi,
  • Haftada iki veya daha az dışkılamak
  • Belirtileri nelerdir?
  • Sert kıvamda, seyrek ve güç dışkılamak
  • Kasık bölgelerinde ağrı, nedenini açıklayamadığı huzursuzluk ve sıkıntı
  • Karında şişkinlik, gaz
  • Dışkılama sırasında ağrı

Bel ağrısı kabızlık kişiyi gün boyu huzursuz edip, iş verimini düşürmeye kadar varabilir. Hele bu durum bir – bir buçuk yıldan aşkın süre devam ederse o zaman kronik kabızlıktan söz edilmesi gerekir.

Kabızlık nelere sebep olur?

Bağırsaklar kadar kendini yenileyen bir organımız yok diyebiliriz. Bağırsaklarımızda her gün milyonlarca, milyarlarca hücrenin tamir ve onarımı söz konusudur. Bu tamir ve onarım durumu, bağırsağın kendi normal fizyolojik gelişiminde vardır. Ama kabızlık olduğunda bağırsağın bu kendi kendini yenilemesi, tamir ve onarımı mümkün olmuyor. Bağırsak dolu iken bu tamir onarım nasıl olsun? Bağırsak kendini yenileyemediği zaman hastalık riski artıyor. Polip dediğimiz vakalar oluşuyor. Ayrıca sürekli ıkınmaya bağlı olarak anal fissür (makatta çatlak) ve hemoroid (basur) oluşur. İnce ve kalın bağırsağın yapısı bozuluyor. Bağırsak kendi beslenmesini de yapamıyor. Sağlıklı kan alamıyor.

  • Kabızlık özellikle kalp yetmezliği ve hipertansiyon gibi hastalıkları da olan yaşlı hastalarda nefes almayı zorlaştırır,
  • Kandaki oksijen miktarının azalmasıyla, zihinsel fonksiyonlarda değişikliklere ve unutkanlığa neden olabilir,
  • Kabızlık bebek ve çocuklarda daha sıklıkla karın ağrısı yapar,
  • İştahsızlık ve beslenme problemlerine neden olur,
  • Sindirim sisteminin dengesini bozar,
  • Baş ağrısı ve uykusuzluk yapar,
  • Sinir sistemini etkiler,
  • Vücudu tepeden tırnağa kadar meşgul eder. Çünkü vücut tarafından dışarı atılması gereken bir maddedir ve atılamamıştır. O maddenin dışarı atılması için tüm vücut dikkati oraya toplar. Bunu başaramayınca da sistem zorlanmaya başlar.
  • Bağırsak çalışmadığı zaman enerji kanalları tıkanıyor. Bağırsaklarda gaz oluyor şişkinlik oluyor. Bağırsak gazlarını çıkartamıyor. Bu sefer tekrar kana emiliyor. Kana emildiği zaman o beyne gidiyor, beyin toksik maddelerle normal sağlıklı görevini yapamıyor. Karaciğere mesaj sağlıksız gidiyor, o enzimleri salgılayamıyor, karaciğer görevini yapamıyor. Pankreasa mesaj gidemiyor o görevini yapamıyor. Böbreğe sağlıklı mesaj gidemiyor o görevini yapamıyor, otonom sistem olarak vücudun tümünü etkiliyor.

Bağırsaklar iyi çalışırsa ne olur?

  • Karaciğer iyi çalışır,
  • Tansiyon riski az olur
  • Kalp ritmi düzenli olur
  • İdrar problemi daha az olur
  • Gözler daha parlak olur
  • Kulaklar daha iyi duyar.
  • Elimizin hassasiyeti daha fazlalaşır.
  • Öğrenci dersini daha iyi anlar daha iyi ders çalışır.
  • İş verimliliğini artırır.
  • Bağırsağı iyi çalışan bir şahsın, aynı yaşta, aynı boyda, aynı kilodaki bir kişiye oranla sağlığı daha iyidir. Bu çok önemli artı bir değerdir.

Kalın bağırsaklar nasıl çalışır?

  • Kabızlığın nasıl olduğunu anlamak için kalın bağırsağı (bazı yerlerde kalın bağırsak yerine kolon kullanılır.) nasıl çalıştığını anlamak lazım. Kalın bağırsağın iki görevi vardır:
  • Su ve elektrolitlerin emilmesi
  • Geri kalan artık maddenin yani dışkının atılıncaya kadar depolanması.

Bu iki görev için de yoğun hareket gerekmediğinden kalın bağırsak hareketleri normalde çok yavaştır. Kalın bağırsak hem su ve minerallerin emilmesini sağlayan boğumların kasılması ile mikser hareketi yapar, hem de içeriğinin ilerlemesi için kısa itici kasılmaları ve büyük amplitüdlü kaba itici hareketler yapar. Bu kaba hareketler gün içinde sadece bir-üç kez olur, en çok kahvaltıdan sonraki ilk saatte yaklaşık 15 dakika kadar devam eder. Bu hareketlerle dışkı rektuma (kalın bağırsağın son kısmı) doğru itilir ve dışkılama hissini uyandırır. Kalın bağırsakta dışkıya ileri iten en kuvvetli hareket olan bu kaba hareketler gastrokolik ve duedonokolik reflekslerle harekete geçer (gastro: mide, kolon: kalın bağırsak, duedonum: on iki parmak bağırsağı). Yemek yedikten sonra kaba hareketlerin oluşması bu reflekslerle olur. Yemek sonrası mide ve duedonum (ince bağırsağın ilk kısmı) duvarları gerilerek, kalın bağırsak hareketlerini uyarır. Başka bir deyişle yiyecekler yukarıdan ben geliyorum, bana yer aç demektedir. Kaba hareketler kalın bağırsak duvarının irritasyonu (tahriş olması) ile de uyarılabilir. Ülseratif kolitte hemen hemen sürekli devam eden bağırsak hareketlerinin nedeni budur.

Dışkılama refleksi: Dışkı rektuma indiğinde rektum duvarlar gerilir ve dışkılama hissi meydana getirir. Buraya kadar olan olaylar istem dışıdır. Tuvalet eğitimini almış bir kişi, eğer dışkılama için uygun bir ortam yoksa istemli çalışan dış sfinkter kasını kasarak dışkılamayı engeller. Eğer dış sfinkteri kasmaya devam ederse, birkaç dakika sonra dışkılama refleksleri kaybolacaktır. Ortam uygun olduğunda ise dışkılama refleksleri kaybolsa bile derin bir nefes alarak diyaframı aşağı iterek ve karın kaslarını kasarak karın basıncını arttırabilir böylece dışkıyı kalın bağırsağın son bölümüne iterek yeni refleksleri uyarabilir. Bu şekilde oluşan refleksler hiçbir zaman doğal olarak oluşan refleksler kadar güçlü değildir. Bu nedenle sürekli doğal reflekslerini baskılayan kişiler veya doğal bağırsak hareketlerinin yerini alacak müshil ilaçlarını sıklıkla kullanan kişiler ileride ciddi kabızlık çekerler.

Eğer bir kişi, hayatının erken dönemlerinde düzenli tuvalet alışkanlığı kazanırsa, ki genelde kahvaltıdan sonra gastrokolik ve duedonokolik reflekslerin kalın bağırsakta kaba hareketleri uyardığı zamanda tuvalete giderse, hayatın ileri dönemlerinde gelişebilecek kabızlığı önlemiş olur.

Kabızlığın sebepleri nelerdir?

Kabızlık daha önce de belirttiğimiz gibi bir hastalık değil belirtidir. Birçok hastalık, ilaç ya da bazı durumlar kabızlığa sebep olur. Ama kabızlığın en sık nedeni düzensiz beslenme alışkanlıkları sonuç gelişen kabızlık ve çözüm olarak da kabızlık ilaçların uygunsuz kullanılmasıdır. Aşağıda kabızlığın nedenlerinden bazıları sıralanmıştır:

  • Diyette lifli besinlerin yetersiz olması
  • Günlük sıvı alımının yetersiz olması
  • Sedanter yaşam, hareketsizlik
  • Hareketsiz kalınan uzun seyahatler
  • Dışkılama refleksinin sürekli baskılanması
  • Hamilelik
  • Yaşlanma
  • İrritabl bağırsak sendromu (spastik kolon): Kabızlığın en sık nedenlerinden biridir. Altta yatan organik bir rahatsızlık olmamasına rağmen aralıklarla kabızlık ve ishalin görüldüğü, karın, ağrısı, şişkinlik, gazın eşlik ettiği, stresle de artan bir hastalıktır.
  • Laksatiflerin (müshil ilaçlarının) kötüye kullanımı: Laksatiflerin uzun süre kullanılması bağırsak tembelliğine yol açar. Laksatifler zamanla bağırsaklardaki sinirlere hasar vererek bağırsağın kendi doğal kasılmasını önler.

Bu konuya bir sonraki yazımızda da devam edeceğiz.

Sağlıcakla...

 

Hakan Özdemir

16.08.2020 / İttifak Gazetesi

Kaynak: ittifakgazetesi.com

Migren

8.04.2022 11:03:43

Akupunktur ile Migren Tedavisi konulu videolarımıza göz atın

Devamı

Nöropatik ağrılar ve akupunktur tedavisi

2.04.2022 17:55:21

Nöropatik rahatsızlıklarda bilinen tedavilere ilaveten kaplıca tedavisi gibi, akupunktur gibi diğer birçok tedavi yöntemlerinden de faydalanılmalıdır.

Devamı

Hamilelik döneminde beslenme

2.04.2022 17:46:13

Gebelik döneminde anne, kendi enerji ve besin öğeleri gereksinmelerini karşılamak için, vücudundaki depolarını dengede tutmak için, anne karnındaki bebeğin sağlıklı büyüme ve gelişmesini sağlamak için, emzirmeye hazırlık için salgılanacak sütün içeriğini karşılamak için yeterli ve dengeli beslenmek zorundadır.

Devamı

DNA'nın yenilenme şansı vardır ve DNA tamir olabilir

20.03.2022 18:40:50

Sağlığın devamı ve korunmasında kişi-gıda-beslenme üçlüsünden oluşan ilişki bütün tıp öğretilerinin temelini oluşturmaktadır.

Devamı

Beslenme Felsefesi

20.03.2022 18:33:50

Beslenme, bedenin ihtiyaç duyduğu besin maddelerini yeterli miktarlarda ve doğru zamanda sağlığını korumak ve yaşam kalitesini iyileştirmek için bilinçli olarak yapılması gereken bir eylemdir.

Devamı

Bilgi ve randevu için bu formu doldurup gönderiniz. Uzmanlarımız size dönüş yapacaklardır.

...

İletişim Formu

BENİ ORAYA GÖTÜR B.Çamlıca / İstanbul

ARAYIN
WhatsApp